Terapi hakkında düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor? Terapinin ne kadar süreceği ve daha önemli olarak ne kadar masrafa yol açacağı konusundaki endişe ve huzursuzluk mu? Belki de terapinin ilaç tedavisinin başarısına ulaşamayacağını düşünüyorsunuz.
Psikoterapi, yıllardır yanılgıların ve yanlış inançların etkisinden kurtulamıyor. Psikoterapinin yalnızca zengin ve ünlü insanlara yönelik olduğu ya da yalnızca "deli" olarak kabul edilen insanlara fayda sağlayabileceğine inanılıyor! Gerçekte psikoterapi çok çeşitli sorunlarla boğuşan çoğumuz için muazzam bir potansiyele sahiptir; ama bu yanlış inançların yaygınlığı, beklenebileceği gibi, insanların terapinin kendilerine göre olmadığını düşünmelerine yol açabilir. Aşağıdaki bilgilerin terapiyle ilgili en yaygın doğru bilinen yanlışların düzeltilmesine katkıda bulunacağını ve tedaviniz konusunda daha bilinçli ve olumlu sonuçlar verecek bir karar almanıza yardımcı olacağını umuyorum.
1. Terapistim ne düşündüğümü anlayabilir / zihnimi okuyabilir.
Psikoterapi çoğu zaman, kişinin en derin duygularının ve deneyimlerinin irdelenmesini içermekle birlikte, terapistiniz bunları ancak siz ona söylerseniz bilebilir! Psikoterapistlerin, psikologların ve psikiyatristlerin zihin okuma gibi bir yetenekleri yoktur; büyük ölçüde sizin onlara açıkladıklarınızı ve davranışlarınızı temel alan ince gözlemleri esas alarak çalışırlar. Örneğin, kendisine çok acı veren bir deneyimi anlatan bir kişi, bu deneyimi hatırlamanın kendisi için güç olduğunu belli edecek bir şekilde davranabilir; örneğin, kollarını kavuşturarak ve terapist yerine yere bakarak konuşabilir. Bunun üzerine terapist kişiye, bu konudan bahsetmenin onun için ne kadar güç olduğunu anladığını söylerse, bu durum terapistin zihin okumayı bildiğinin değil, sadece kişinin davranışlarını gözlemlediğinin göstergesidir. Şunun bilincinde olmanız önemlidir: terapistiniz sizin bir açığınızı ya da yalanınızı yakalamaya çalışmaz, sadece durumunuz hakkında daha iyi bir içgörü elde etmeye ve sonrasında size nasıl yardım edebileceğini anlamaya çalışır.2. Divana uzan ve çocukluğunu anlat!
Terapiyle ilgili en yaygın yanlış inançlardan biri de terapistinizin sizden divana uzanıp çocukluğunuzu anlatmanızı isteyeceği ve siz konuşurken her kelimenizi analiz ederek sonuçta bütün suçu anne babanıza yükleyeceğidir. Gerçekte, çoğu modern terapi ortamında danışanla terapist, yüzleri birbirlerine bakacak şekilde otururlar. Psikodinamik psikoterapi seanslarında şu anki düşüncelerinizin, duygularınızın ve davranışlarınızın analiz edilmesinde, çocuklukta yaşanan sorunlar önemlidir; ancak bu önem, sadece şu anki zamanda ruh halinizi ve sorunlarınızı anlama bağlamında geçerlidir.3. Terapi yıllarca sürebilir!
Ne uzunlukta bir terapiye ihtiyaç duyduğunuzu belirlerken, kendi özel durumunuzu göz önünde bulundurmak ve terapiyle ilgili olarak kendi kişisel hedeflerinizin neler olduğunu değerlendirmek önemlidir. İlk seansınızda muhtemelen bu konu gündeme gelecektir. Bu konuyu terapistinizle ayrıntılı bir şekilde tartışabilirsiniz. Bazıları için kısa süreli bir terapi seansları dizisi (12 ila 20 seans) yeterli olacaktır. Ama bazıları, birkaç ay ya da daha uzun bir süre devam edecek uzun süreli bir terapiye ihtiyaç duyabilirler. Bu uzunluktaki terapiler, genellikle birçok kronik sorunu çözmeye çalışan ya da kişilik ve aile öyküsü gibi daha ciddi ve karmaşık sorunları olan kişiler için geçerlidir. Bununla birlikte, bu kararı tek başınıza vermek zorunda değilsiniz ve bu konuda düşündüklerinizi terapistinizle konuşabilirsiniz. Terapistiniz ihtiyaçlarınız çerçevesinde terapinin uzunluğu konusunda tavsiyelerde bulunacaktır. Her durumda, hedeflerinize ulaşamadığınızı ya da bu yönde ilerleme kaydedemediğinizi hissediyorsanız, terapiyi bitirme seçeneğine sahipsiniz.4. Terapi kesinlikle ilaç kadar etkili değildir!
Başlıktaki konu, süregelen bir tartışmadır ve aslında her iki tedavi biçiminin de avantajlarından yararlanmak en olumlu sonuçları getirecektir. Gerek terapinin gerekse ilaç tedavisinin hem avantajları hem de dezavantajları vardır ve dolayısıyla hangi tedavi biçiminin olumlu yönde bir değişim getireceğini değerlendirirken, kişiyi ve onun özgül ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak önemlidir. Şu unutulmamalıdır: ilaç tedavisi, her tür insani sorun için daima altın standart değildir. Psikoterapinin, ruh sağlığı sorunlarının tedavisinde ilaç kadar etkili ve kalıcı sonuçlar verebildiği kanıtlanmıştır.5. Bütün mesele para – Terapistim sadece para kazanmak için sorunlarımla ilgileniyor!
Bu yanlış inancın nasıl kök saldığını tahmin etmek zor değil ama aslında terapistiniz çok daha fazla para kazanabileceği pek çok başka meslek seçebilirdi. Psikoterapi, psikoloji ya da psikiyatri alanlarında kariyer sahibi olmayı seçen birçok insan, aslında çevrelerindeki insanlara yardım etmek istedikleri için bu mesleği tercih etmişlerdir. Terapistiniz sadece para aldığı için değil, sorunlarınızın üstesinden gelmenize yardım etmeyi gerçekten önemsediği için karşınızdadır.6. Terapi kendi problemlerini kendi başına çözemeyen, zayıf insanlar içindir - Terapi 'deliler' içindir.
Terapinin, hayatın karşılarına çıkardığı durumların üstesinden gelemeyen zayıf insanlara ya da sadece bir psikolojik bozukluk teşhisi konmuş olan insanlara yönelik olduğu yönündeki yaklaşımlar, terapi konusundaki en zararlı yanlış düşüncelerdir ve bu düşünceler kesinlikle doğru değildir. Bir kişinin psikoterapiye devam etmek istemesinin pek çok nedeni olabilir. İlişkiler, stres, keder, işsizlik, travma, para, dış görünüş, arkadaşlar, madde kullanımı, öfke, depresyon, endişe, kilo sorunları, sigarayı bırakmak ve daha pek çok sorun... Hayatta karşımıza çıkan sorunların ucu bucağı yoktur; ve başka bir kişiyle ayrıntılarına girerek konuştuğumuzda, bu sorunların üstesinden daha kolay gelebiliriz. Bu sorunlar için destek almaya karar vererek, daha mutlu ve tatmin edici bir varoluşa doğru proaktif ve cesur bir adım atmış olursunuz; ve bunun utanılacak hiçbir yanı yoktur!7. Terapi kısa sürede tüm problemlerimi çözecek!
Terapi, insanların daha mutlu bir hayat sürmelerine yardım etmek konusunda çok etkindir; bu kanıtlanmış bir gerçektir ancak terapinin bir anda her şeyi çözmesi beklenemez! Terapistinizin görevi tüm sorunlarınızı çözmek değil, durumunuz hakkında içgörü ve anlayış kazanmanız için yolunuza ışık tutmak ve destek vermektir. Terapinin amacı şudur: kendi koşullarınız çerçevesinde, sizin için en iyi kararları kendi kendinize almanızı sağlamak amacıyla, size güç vermek. Terapistiniz sorunlarınızla ilgili olarak tüm cevapları size verirse, terapistiniz yanınızda değilken sorunlarınızla nasıl başa çıkabilirsiniz? Önemli olan, yaşadığımız hayatı daha iyi anlamak için gerekli olan zamanı ve dikkati ayırmak, kendimiz hakkında kafa yormak ve hayatın karşımıza çıkardığı güçlüklerle yüzleşmek açısından yararlı olan becerileri geliştirmektir.8. Beni tanımayan bir kişiyle konuşmak işe yaramaz ve bu kişi benim hakkımda olumsuz düşünceler geliştirebilir!
Terapinin en önemli yönlerinden biri, terapistinizin sizi özel hayatında tanımıyor olmasıdır; terapistinizin size yardımcı olabilmesini sağlayan başlıca faktörlerden biri budur. Böylece terapistiniz, peşin hükümlerden uzak bir şekilde, tarafsız ve nesnel olabilir ve yaşadığınız sorun için yeni bir bakış açısı geliştirebilir. Arkadaşlarınız ve yakınlarınız size çok büyük bir destek sunabilirler; ama onları kırmaktan korktuğunuz ya da iyi niyetle de olsa sorunlarınızı başkalarına açabileceklerini düşündüğünüz için, her konuda onlara karşı tamamen dürüst olamayabilirsiniz. Terapide sorunlarınızı, güvenli ve her şeyin gizli tutulacağı bir ortamda, bu işi yapmak için yıllarca eğitim almış ve deneyim kazanmış bir uzmanla konuşma fırsatı bulursunuz. Bu seansların baş aktörü ve merkezi yalnızca ama yalnızca siz olursunuz!
Artık psikoterapinin nasıl bir uzmanlık alanı olduğu ve bireylerin sorunlarının üstesinden gelmesine nasıl yardımcı olabileceği konusunda, daha gerçekçi düşüncelere sahip olduğunuzu umuyorum. Tercih elbette sizin; ama bu konularda daha kapsamlı bilgi almak isterseniz, benimle ( Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. ) temasa geçmekten lütfen çekinmeyin.
Hannan DÜZEN
Bir terapistin, psikoterapi alanında yüksek eğitim almış olması, gerekli uzmanlık ve donanıma sahip olması ve en önemlisi profesyonel bir psikoterapi kurumunca akredite edilmiş olması çok önemlidir. Terapistinizi seçerken bu noktalara dikkat etmenizi önemle tavsiye ederim.

BACP (İngiliz Psikolojik Danışmanlar ve Psikoterapistler Kurumu) onaylı ve akrediteli üyesi ve Türk Psikologlar Derneği üyesi olan Hannan DÜZEN, Bursa'da 21 yaş üstü yetişkinlere ve çiftlere Türkçe ve İngilizce psikodinamik psikoterapi hizmeti veriyor.