Blog

Psikoloji / Psikoterapi Hakkında Makaleler

Yas Danışmanlığı

Yas Danışmanlığı

Keder ve yas danışmanlığı, kişinin bu karmaşık duygusal yolculuğu anlamlandırmasına yardımcı olabilir.

Sevdiğiniz bir kişiyi, bir uzvunuzu ve hatta çok değer verdiğiniz bir eşya ya da mülkü kaybetmeniz, hayatınızı geri dönüşsüz bir şekilde değiştirebilir. Böyle bir kaybın ilk etkisi, duygusal bir altüst oluştur. Kişi bir anda dünyanın başına yıkıldığını hisseder ve uzun bir süre başına ne geldiğini ve bunun neden olduğunu anlamlandırmaya ve yeni kimliğini ve gündelik hayatını yeniden kurmaya çalışır. Freud'un yas süreci için kullandığı "yas çalışması" adlandırması son derece uygundur; çünkü kendinizi ölen kişi olmadan yaşamaya hem duygusal hem de fiziksel açıdan tamamen adamadığınız sürece istediğiniz sonuca ulaşamazsınız; yani yaşamaktan zevk alacağınız yeni bir hayata yatırım yapamazsınız.

Normal keder – sevilen bir kişiyi kaybetmek

Hayatınızın erken aşamalarında anne babanızla güvenli bir bağ kurmuş olmanız size yardımcı olacaktır. Anne babasından yardıma hazır olma ve gerektiğinde uygun yanıtlar verme anlamında sevgi ve ilgi görmüş olan bir çocuk, herhangi bir mutsuzlukla daha kolay başa çıkabilir ve hayatındaki iç ve dış dengeyi daha hızlı ve daha etkin bir şekilde yeniden kurmasını sağlayacak içsel bir güven geliştirebilir. Sevdiğiniz bir kişiden ayrılmak hiçbir zaman kolay değildir, ama ilişki karşılıklı olarak güven yaratıcı, yararlı ve tatmin edici olduğunda bu ayrılık daha kolay olur. Ölüm için de aynı şey geçerlidir. Bu durumda mutsuz olmak çok doğaldır, ama ilişkinin sürmekteyken iyi bir ilişki olduğunu biliyorsanız, aradaki bağları koparmak, önemsenmediğinizi, istenmediğinizi ya da reddedildiğinizi hissettiğiniz bir ilişkide olduğundan daha kolaydır. Bu tür ilişkilerde muhtemelen çözüme kavuşturulmamış bazı meseleler de kederin bir parçası olacaktır.

Kederle başa çıkmak

Keder, sevgi için ödediğimiz bedeldir. Ölüm haberi alındığında ilk hissedilen şok ve inanamama durumudur. Bunu kısa süre sonra acı ve keder gözyaşları izler. Panik, korku, çaresizlik, öfke, umutsuzluk ve huzursuz bir arayış tipik özelliklerdir, ama herkesin yolculuğu farklıdır ve hiçbir zaman sınırlaması yoktur. Yas tutan kişi için en önemli işlerden biri, kaybın gerçek olduğunu ve yeniden kavuşmanın tamamen olanaksız olduğunu kabullenmektir. Kişi, aynı zamanda, giderek kaybın kendi varoluşu üzerindeki etkisinin farkına varacaktır; çünkü kendisini kaybettiği kişinin bıraktığı boşluğa uyum sağlamaya zorlayacaktır. Muhtemelen duygusal sonuçların yanı sıra bazı maddi sonuçlar da söz konusu olacaktır ve aile biriminin yeniden şekillendirilmesi ve aile bireylerinin, sözgelimi, dul ya da yetim olarak yeni rollerini kabullenmeleri gerekebilecektir.

Kederi anlamak ve keder üzerine konuşma fırsatı bulmak

Sosyal destek yararlıdır, çünkü duyguları paylaşmanın zarardan çok yararı vardır ve yas tutan kişi çoğu zaman ve bazen tekrar tekrar ölen kişi ve yaşadığı zorlu durum hakkında konuşmaya ihtiyaç duyar. Bunun nedeni, insanların başlarına gelenleri anlamlandırma ihtiyacı duymalarıdır ve bu kaos dönemi boyunca bu olayları özümsemelerini ve kabul etmelerini kolaylaştıracak bir anlatı inşa etmeye çalışırlar. Ama yas tutan kişi darmadağın olduğu bu dönem boyunca bazı alışılmadık ve bazen endişe edilmesi gereken rahatsızlıklar da yaşayabilir. Bunlar arasında, ölen kişinin geri döndüğünün görüldüğü halüsinasyonlar, kabuslar, aşırı derecede dalgınlık, konsantrasyon eksikliği, öfkeli çıkışlar (bazen ölen kişinin ölmesine izin verdikleri için Tanrı'ya ya da onunla ilgilenen doktorlara karşı) ya da ölen kişinin semptomlarını kendinde hissetmek sayılabilir. Bu durumdaki kişiler delireceklerinden korkabilirler, ama tüm bunlar kayıp sonrasında yaşanabilecek durumlardır ve kayba uğrayan kişilerin sabırlı bir desteğe, zamana ve anlayışa ihtiyaçları vardır.

Yasa verilen anormal tepkiler

Çoğu insan yas durumunda ilaca ihtiyaç duymaz, ama yas kronik hale gelirse, ertelenirse ya da yaşanmazsa, tepkisel depresyonla ve ayrılma endişesiyle mücadele etme şeklindeki normal deneyim gerçekleşmez. Bu durumda yas tutan kişi kaybı kabullenemeyebilir (örneğin, kutsal bir köşe oluşturmak ya da hijyenik olmayan bir biriktirme gibi davranışlarda bulunabilir) ya da depresyon adını verdiğimiz uzun süreli bir pasiflik, kendine kızma ve hissizlik dönemine girebilir. Anormal yas davranışları gösteren kişiler bazen kendilerini yalıtabilirler ve kendilerine zarar verecek ölçüde bazı maddelere bağımlı hale gelebilirler. Ölüm travmatik bir şekilde yaşanmışsa yardım almaksızın yas çalışmasında bulunmak çok güç olabilir. Bu durumların her birinde süreç tıkandığı için profesyonel müdahale mutlaka değerlendirilmelidir.

Hayata devam etmek

Bu süreçte "geride bırakmak", "o sayfayı kapatmak" gibi ifadeler sık sık kullanılır, ama aslında büyük bir kayıptan sonra hayata devam etmek, bu kaybı geçmişte bırakmaya çalışmaktan ibaret değildir. Burada amaç, kaybedilen kişiyi yas tutan kişinin şu anki hayatının ve sosyal ağlarının bir parçası haline getirmek olmalıdır. Kişinin hayatında kısa sürede çok büyük bir değişiklik olduğu için, hayatın tanıdık bir mekân, kariyer ya da bir anne, baba, oğul ya da kız olma rolü gibi bazı istikrarlı yönlerine tutunmak önemlidir. Roller daha fazla zaman ya da sorumluluk gerektirmek gibi farklı bir niteliğe bürünebilir, ama esas itibariyle ölümden öncekinden farklı değildir. Yas tutan kişi önemli bir kişiyi kaybetmenin yanı sıra kendisinden de bir şeyler kaybeder ve dolayısıyla farklı bir şekilde hissedebilir, davranabilir ya da görünebilir ve ayrıca başka insanlar da ona farklı bir şekilde davranabilirler.

Anıları canlı tutmak

Ölüm, ilişkinin bitmesi anlamına gelmez; anılar, rüyalar ve yıldönümleri ilişkiyi canlı tutar. Mezar ya da parktaki bir bank gibi ölüyü ziyaret edebilecekleri bir yerin varlığı birçok insan için avuntu kaynağıdır. Bazı kişiler, ölünün anısını içlerinde gerektiğinde tavsiye ve görüş alabilecekleri ya da onlara bazı temel değerleri hatırlatacak bir danışma noktası gibi yaşatırlar. Örneğin, "Annem bunu görse ne derdi?" gibi sorular sorar ya da "Babam buna asla izin vermezdi," gibi değerlendirmeler yaparlar. Ölen kişi, bir rol modeli olmaya devam edebilir ve yas tutan kişinin kendi biyografisinin bir parçası olarak kalabilir. Bu şekilde, ölen yakınlarımız bizimle birlikte olmaya devam ederler ve yas çalışması yürütülür.

Kederle başa çıkmanıza yardım etmek

Kişinin tıkandığı ya da sınırlı sosyal desteğe sahip olduğu anormal yas davranışları gösteren vakalarda psikolojik danışmanlık fayda sağlayabilir. Ama yas tutma süreci normal bir şekilde ilerliyor olsa bile, bazen o kayıptan etkilenmeyen bir kişinin yaşadıklarınızı nasıl gördüğünü öğrenmek yararlı olabilir.

Bir kayıpla başa çıkmakta güçlük çekiyorsanız ya da zorlu yas yolculuğunda yardıma ihtiyacınız varsa, 0507 599 44 34 numaradan randevu alarak benimle temasa geçebilirsiniz.

Makale Değerlendirmesi
(1 Oyla)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

Blog Kategorileri

Yorumlar

Doğru Bilinen Yanlışlar

Terapi hakkında düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor? Terapinin ne kadar süreceği ve, daha önemli olarak, ne kadar masrafa yol açacağı konusundaki endişe ve huzursuzluk mu?

Ayrıntılı Bilgi

BACP Registered & Acredited

Terapistinizi seçerken, terapistinizin; psikoterapi alanında uzun yılları kapsayan yüksek bir eğitim aldığına, gerekli uzmanlık ve donanıma sahip olduğuna, ve belki de en önemlisi, profesyonel bir psikoterapi kurumu tarafından akredite edilmiş olmasına dikkat etmenizi önemle tavsiye ederim.